Bu blogdaki popüler yayınlar
Değişim
Hayatta en çok sevdiğim öte yandan da en çok şaşırdığım ve garipsediğim şeylerin başında değişim geliyor. Değişmeyi, özellikle de uzun süre değişmeyen pek çok şeyim değişmesi çok hoş gibi geliyor. Ancak her konuda böyle değil tabi. İnsanların değişmesini ama kökten değişmesini, bütünüyle değişmesini hiç anlayamıyorum. Birinin 4 yıl önce çok seviyorum deyip bugün sevmiyorum demesi. O gün dizinden ayrılmayanın bugün umursamamasını aklım almıyor. Nasıl bir düşünce şekildir empati yapamıyorum. Ama bir dakika, emin'im ki ben de benzer şeyleri yaşadım. Ben nasıl değiştiysem onların da değişmesi gayet normal, doğada olan şeyin insanın yapısında oluşu da normal olmalı. Demek ki algı ve yorum zamana göre değişiyor. Neresinden bakarsanız bakın üzen değişim üzüyor, iyi de olsa kötü de. Git dedi gittik.
Türkler İçin Gelecek
Türk halkının gelecekle ilgili düşüncelerini merak ettiniz mi hiç? Daima umutsuzdurlar. Yani tabi Osmanlı'nın geri gelip tüm dünyayı kılıçtan geçireceği umudunu taşıyanlar dışında. Aslına bakarsanız Türk halkı için iki zaman dilimi var. Dün ve biraz da bugün. Geleceğe dair kimse plan yapmaz, çünkü yapamaz. Gelecek hep fludur, belirsizdir. Güvensiz, tekinsizdir. Geleceğe bakılmaz. Ama geçmiş, o şanlı geçmiş bilgisizce ve hurafelerle dolu olsa da geçmiş şahanedir. Ve genel olarak iki isim arasına sıkışıp kalır onları bir türlü aşamazlar. Yanlışlar onların doğrular onların, başarılar, zaferler hep onların eseridir. Kendilerine ait bir şey yapmayı düşünmezler. Kafaları öyle geçmişle doludur ki bir yabancının 5-10 yıl sonrasına ait planı NASA'nın Mars'a insan göndermesi gibi gelir onlara. Aslında azımsanmayacak çoğunluk için gelecek yoktur bile. Ama büyük çoğunluk için bir tek gelecek vardır o da öbür dünya. Büyük kısmı hemen hazırdır zaten gitmeye. Kendi gitmeyecek olsa bile bi...